| hattab's profilebir gün yine toprak kana...PhotosBlogLists | Help |
|
|
bir gün yine toprak kana susarsa, bekletmesin açılacak gülleri....July 02 siyahgözleri ucuz ,tutkusu ucuz,direnci ucuz
tehlikeli bir yalan gibi durmayan züleyha ya…. Yusuf’un arzusu külfet gelecektir eminim… Şahsi sevişmeyen,ruh yoksulluğunun harikulade iskeletini giymeyen Tehlikeli bir yalan gibi durmayan gözlerinin söylediği kelimelerin karardığı peşin hükümlerde … Bir neden bırakıyorum kendi yerime, koynuna… Bu nedenlerin fosforu aydınlatıyor bizi eminim… İstanbul Yedikule zindanlarında aşık olmak büyük avantaj… Işığın kaybolduğu zindan koridorlarında ,Yusuf ta züleyhası nı özlemişti eminim…. Yer çekimi olmayan bu zindanda özlem duygusunu yitirmek için Hayal gücümden ,şizofreni dersleri alacağım…. Kaliteli sarhoşluk hayalleri kuracağım.. ödünç verdiğin beyazını Enjekte edeceğim (asi)siyah kollarıma..yarım kalmış renkleri,tarifsiz esmerliğine buluyacam Hiç yakın olmadığım gözlerinin, vitrinlerde unuttuğu dalgınlığını toplayacağım Şimdi yüzüyorum düşlerin o büyülü kollarına… Gözlerindeki sürme fazlasıyla frapan … Her sewgilim dediğinde içimi kabartan sesine sarılıp uyumak istiyorum.. Sewdiğine sakladığı sözcükleri en ufak bir tereddüt duymadan Beklentisiz bir sarhoşlukla duymak güzel gelecektir Yusuf a biliyorsun ….. Geceye 5 kala söylediğim söz geliyor aklıma.. Biraz saçma ama fazlasıyla frapan… Neoklasik gözlerinle,postmodern dudaklarını çok sewiyorum biliyorsun… Esmer, esmer akan çeşmenin mandalıda senin ellerinde biliyorsun. Bunuda unutma!!!. Kullanıcı adı ;sewiyorum olan bir kalbin … Şifresini ; daha çok sew ..yazmayıda ben unutmadım ama sende unutma!!! May 13 leyla ile mejnunHerkes bilir leylayı ve mejnunu ...fakat kimse sonlarını merak etmemiştir..
Bu iki aşık yıllarca çöllerde birbirini aramışlardır...aradan epey bi vakit geçmiştir fakat birbirlerini aramaktan vazgeçmemişlerdir..
Ve ikiside yaşlanmıştır... ama sonunda karşılaşırlar..
ve şöyle bir dialog geçer
leyla; mecnun ben leyla tanımadınmı
mecnun; leyla kalbimde ya sen kimsin..............
bu iki cümle okadar çok şey anlatıyorki, bazen sevgiler aşklar ulaşılamayınca,insanlar kendi bünyelerinde büyütür bu aşkı....
kendisi besler büyütür ,sakınır ,özler ,konuşur ve bu aşk okadar büyür okadar büyürki ...
gerçek kişiyi aşar ,insanın kendi kafasında canlandırdığı bir güzel olur...
ve asla unutamaz onu...
October 21 Değişim......değişim bir süreçti.. elbette beni de bu değişime dahil edecekti... daha terlememiş bıyıklarımla kendimi ateşin içinde anlattığım an sultanahmette bu sürece dahil olmuştum.. söylenen bir mucize hızlandırmamışmıydı bu süreci.. ya sonra ,her an bu süreci kanıyla sulayarak durdurmak isteyen ben ..... ne oldu da bukadar kolay değiştim… hemde öyle değişmiştim ki ,bu değişim beni gece 11 00 ler de yüksek tepelere tırmandıracaktı korkusuzca,cesurca ...... belkide hayatıma bir vole vuran bu değişim beni cesur kılmıştı.. hatta okadar cesur kılmıştıki 120 km lik hızla bariyerlere girmem bile kırmamıştı cesaretimi. oysa arabamın şaseleri bile kırılmıştı... esmer esmer düşünürken hayatı noktalamıştım ‘ o ‘an için kendimi ama bu değişim devam edecekti,etmeliydide zaten.. mucizeyi söyleyen ağızdan çıkan sözler değiştirecekti.. fakat bu sefer ben, ben olmaktan çıkmıştım. ne kanımı akatacak ben vardı ortada nede bariyerlere çarpacak ben.. belkide bu seferki değişim boşlukta beklemekti ... fakat değişim hızlı bir süreçti akıntıya kapılacaktım birdaha .. değişime dahil eden busefer kardeşlikti,arkadaşlıktı,samimiyetti,inançtı ve busefer okadar inamıştımki artık tek başıma değişmeyecektim kendimle beraber toplumuda değiştirecektim... yine karlı havalarda ellerimi yıkayacaktım yollarda okunulanı okuyacaktım tetikte bekliyecektim dertlenecektim firar eden uykularımın ardından kendimle konuşacaktım esmer düşlerimden zor da olsa vaz geçecektim hayır diyecektim heycanlancaktım… öfkelenecektim kesin olacaktım... şahit olmaya hazır olacaktım...... ama her şeyden önce kardeş olacaktım samimi olacaktım,hissedecektim,düşünecektim kardeşimi anca böyle anlatabilirdim ve dinleyebilirlerdi.. fakat buda kolay olmayacaktı zaman bir süreçti ve bu süreci hızlandıran esmer gözlü düşlerim vardı.. içimizi eriten, kara kutulara sahne olan ' jesicca alba' lar vardı eti yenmez insanlığın,toz pembe ile terbiye edilmiş karakterliğin,şahsiyetsizliğin,alçaklığın,gölgesi arkadan vuranların zorluğu wardı en yakınıma yaklaşmak için bana dostum diyen, kara gözlü sahte dostlar vardı… paramla birlikte kaybolan akraba ilişkilerim vardı.. sahte kan bağları, yüzüme gülen, arkamdan kahpelik eden sahte maske ler vardı.. elleri ceplerine ulaşmayan, sohpetlerde gezinen kendine teslim olmuş diyen yeri geldiğinde bangır bangır konuşan 3-5 lira için ellerimi uzattığımda bana cüzamlı muamelesi yapan kendilerine teslim olmuş diyen mangal ateşleri bitmeyen patlamış mısırlar vardı.. vefayı boza içerken hatırlayan sadakat ile kerizlik arasındaki ince çizgiyi koparan insanlar vardı…. bunları görüp te nasıl nefes alabilirdim ki nasıl değişmezdim,nasıl dertlenmezdim nasıl uyuyabilirdim,evlenebilirdim ,doğacak oğluma sarılabilirdim çok ama çok zor biliyorum evrim değil de devrim yapmak düşünmekten beynim viraneydi,ama değiştirmeliydim evvela ,elveda demeliydim pembelere,esmerlere,telafisi olmayan siyahımda hayatı yaşanabilir kılmak için savaşmalıydım.. bir yerlerden başlamalıydım.. dediği gibi ben bu yola tek başlarım sonra bu 10 kişi olur,elbet içimizdeki samimiyeti gören olur ve bereket verir bu topluluğa 100 kişi oluruz….. zordu,hemde çok zordu biliyorum ama inanıyorum!! zor ama imkansız olmayan bu bugünümü daim kılmak için ............
sabredenleri müjdele....
muhammed goker(aWm) hattab October 04 kavgamansızın evimin içine,odama doluşan
kendilerini zorla misafir eden............
gözleri esmer düşlerim ve bana her defasında ya 'o' ya ben dedirten....
her yönü ile isyan kokan hayallerim...........
...'devrim' adımları nın, kulak zarımı yırtarcasına göğsümde yankısı hiç dinmiyor .....
hayır..hayır...hayır...
herşeye hayır diyordu bu ses....
hayatı yaşanabilir kılmak için ve bu yolun yapım aşamasına şahit olabilmem için hayır dememi söylüyordu...
oysa ben her ikisini de deli gibi seviyordum...
düşlerime dünya haliyle bir kez sarılmak için neler verebileceğimi bilmiyormuydu 'hayallerim'...
beraber yaşasaydık ...şair in dediği gibi çiçekli güzel bir evimiz olsaydı..
ikiniz arasında karar vermek, her defasında benim uykularımı kaçırmasaydı..ne olurdu...
ne olurdu...düşlerimi hafif bir baş kayması ile gördüğümde,içim titremeseydi...soluğum tıkanmasaydı...
ve sarılsaydım deli gibi....ve korkmadan ona bağırsaydım seni seviyorum...seni seviyorum ....seni seviyorumm....sen sevmesende...
cesurca kişisel iletilerime konu olsaydı....
göğüsüme yaslasaydım....sarılsaydım esmer gözlü düş'lerime....
şair'in deyimiyle bir gün ansızın girdiniz odama kapılarımı ,camlarımı ,duvarlarımı yıktınız..
hüzünleri milyonlarca kez çoğaltıp bırakıp gittiniz odama...
hep sizin; 'ya ben ya o ' söylemlerinizden,belkide bencilliğinizden dolayı oldu bunlar...
ikiniz arasında bir seçim yaptım sonunda...
gözlerim değil ama kalbimle ,elimle, ayağımla,kollarımla,ciğerimle,yüreğimle en küçük birimlerim yani hücrelerimle ağlayarak yaptım bu seçimi...
hayallerimi seçmiştim,ahh benim aykırı hayallerim...
esmer gözlü düşlerimide unutmamıştım....
bu dünyada olmasada..diğer dünyamda bulabilecektim seni...
ve o an öyle bir sarılacamki sana....ve ellerini tutacam.....
ahhh benim esmer elli düşlerimm....
tek tesellim......
sabredenleri müjdele......
muhammed goker
June 02 ....karanlık...kalmışım yine ,
![]() Beynimi sürekli meşgul eden , Beni yalnızlığa iten düşünceler var sadece yanımda .. Gidiyorum nereye gittiğimi bile bilmeden , Gözlerimde yaşlar .. Karşımda çıkmaz bir sokak ! Sonu olmayan karanlık bir yer … Aydınlık olsan da insanı karanlığa iten.. Bakıyorum etrafıma ; Göremiyorum hiç kimseyi , hiçbir şeyi ! Bana görünen sadece karanlık Ardıma dönüp bakamıyorum … Bulamıyorum hiçbir yeri Zaten benim dünüm var zehir gibi . . Neye ne çare arıyorum ki ben ?! Kalıyorum o köşede , çöküyorum . . Yorgunum , çok yol aldım bu sokakta . Ağlıyorum çaresizce . . . Kurtaranım olur mu acaba , Çıkaran olur mu beni de aydınlığa ? Hiç sanmıyorum ! . . Beni yalnızlığa iten bu dertler, karanlığa iten kişiler Beni neden çıkarsınlar o karanlıktan ?!! Yalnız kalmışım , ağlıyorum . . ahmet kayanın tarzıyla;biri duwarlarımı yıktı,camları kırdı,hayallerimi çaldı,milyonkere çoğaltıp hüzünleri bırakıp gitti odama..olmasaydı...olmasaydı.......... |
|
||||
|
|